Tarihçe

Highslide Zeytin ağacıyla ilgili en eski veri, Santorini Adası'nda yapılan arkeolojik çalışmalarda ortaya çıkarılan 39 bin yıllık zeytin yaprağı fosilleridir. Daha oncesi kesin olarak bilinmiyor ancak bilim dünyasında son zamanlarda kabul görmeye başlayan başka bir varsayıma göre, zeytin ağacının anavatanı Kuzey Afrika.

İnsanoğlunun ne zaman beslenmede zeytinyağı kullanmaya başladığına ilişkin somut veriler de yok. En belirgin izler Akdeniz'in ortasındaki Girit Medeniyeti'ne, milattan önce 4500 yıllarına uzanıyor.Highslide Ardından Fenikeliler ticari tekneleriyle yıllarca zeytinyağı taşıdılar. Onları Helen ve Roma uygarlıkları izledi. İlk kez bir zeytinyağı kültürü yaratanlar Helen'ler oldu. Antik Yunan'da yedi bilgeden biri kabul edilen Solon'un kanunları arasında zeytin ağacı kesenlere ağır cezalar uygulandığını, tıp biliminin kurucusu Hipokrat'ın vazgeçilmez ilaç malzemesi olduğunu, olimpiyat kahramanlarının zeytin dalı taçlarla onurlandırıldığını biliyoruz.

Helen'ler ayrıca aşılama, toplama ve zeytinyağı üretme gibi temel alanlarda sağladıkları gelişmelerle, bu bölgelerdeki zeytin üreticiliğin ilerlemesine yol açtılar.

Highslideİyonlar'ın Milattan Önce 10'uncu yüzyılda kurdukları antik kent Klazomenai'de gerçekleştirilen kazı çalışmalarında, zeytinyağı üretimi konusunda çok çarpıcı bulgular elde edildi. Milattan Önce 6'ncı yüzyılın ilk yarısında kurulan bir zeytinyağı işliğinde, zeytinyağı, o dönemde hiçbir işlikte uygulanmayan çok ileri bir teknolojiyle üretiliyordu.Highslide Ayrıştırma işleminde birleşik kaplar esasına göre çalışan üç gözlü düzenek geliştirerek, kesintisiz üretimi ilk kez gerçekleştirdiler. Toplanmış zeytinleri kırmak için aynı mil etrafında dönen taş silindirleri ilk kez Klazomenai kullandı. Kapasiteyi artırmak için ilk kez büyük bir pres ve bucurgat kullanan da onlardı.

Günümüzde zeytinyağının vatanı, binyıllar öncesinde olduğu gibi yine Akdeniz. Bugün zeytinyağı üretiminin %98'i Akdeniz ülkeleri tarafından yapılıyor. Tüketimde de %78 ile birinciler.




Nifelya'nın hikayesi

Efsane'ye göre güzelliği dillere destan İyonya Prensesi Nifelya, gönlünü Sart Kralı'na kaptırır ve evlenmeye karar verirler. Günlerce yapılan hazırlıklardan sonra Prenses Nifelya gelin gitmek için Sart'a doğru yola çıkar. Prenses, şu anki Kemalpaşa'ya geldiği zaman bir acı haber gelir kendilerine: Kral çıktığı seferde esir düşüp öldürülmüştür. Highslide Prenses yıkılır; büyük aşkla bağlandıgı o insan artık yoktur. Acı haberi aldığı bu yerden artık gitmeyecektir. O noktaya bir saray (Kız Kulesi) yapılmasını emreder ve sarayın önüne aşkının ölümsüzlüğünü ifade eden bir zeytin ağacı diker. Senelerce hep aynı gün bu ağaca bir kuş konar ve yanık yanık öter. Rivayet odur ki, o gün, kralın öldüğü gündür. Prenses ömrünün sonuna kadar saraydan hiç çıkmaz ve hep zeytin ağacına konacak kuşu bekler.       Zaman içinde bu bölgeye Nif adını verirler. Biz de ürünümüze, aşkın ve ölümsüzlüğün timsali olan NİFELYA adını verdik.

© 2008 Damla Yağ     Adres: Kirazlı cad. 134 sokak no:8/A Kemalpaşa İzmir
Telefon: 90 232 8787797 - Faks: 90 232 8787661 - GSM: 90 533 3869404
info@nifelya.com